Açılış Sayfam | Sık Kul.lara Ekle    Ana Sayfa   İletişim Formu   Ziyaretçi Defteri   FOTO GALERİ   FORUM   BEŞKÖY FM   
 ANA SAYFA
 DERNEĞİMİZ
 İLETİŞİM BİLGİLERİ
 İLETİŞİM FORMU
 FOTO GALERİ
 CANLI SOHBET
 Forum
 SOYADLARIMIZ
 VİDEOLAR
 BİYOGRAFİ
HABER ARA
OKUNANLAR

» Av. Mesut İskenderoğlu Trabzon’dan Ak Parti milletvekili aday adayı
» TRABZON VALİSİ İSKENDERPAŞA VAKFI
» Yönetim kurulu görev dağılımı yaptı
» İstanbul'daki iftar da bulunmaya değerdi
» Akrabalarımız gebzede buluştu
» İ S K E N D E R Z A D E L E R İstanbul Boğazında İftarda buluşuyor
» Dolaylı İlköğretim Okuluna Yardım Ettik
» Dernek Başkanımız sayın Dr. Enver İSKENDER ziyaretlere başladı
» K.d.z Ereğli İskenderpaşa Camii temeli atıldı
» İskenderoğulları Düğün Haberleir
YORUMLANANLAR
En son yorumlanan haberler

»KARASU' DAKİ AKRABALARIMIZDAN Mithat İSKENDER VEFAT ETMİŞTİR.
»İSKENDERZADELER HOPA' DA BULUŞTU
»iskenderzadelere helal olsun
»İSKENDERZADELER AİLESİ YEMEKTE BULUŞTULAR
»Yusuf İSKENDER evleniyor
Bu gece mübarek Regaip Kandili
Dün "üç aylar" olarak tabir edilen Recep, Şaban ve Ramazan aylarının manevi atmosferine girildi. Bu gece ise Regaip Kandili... Regaip Kandili nedir, ne anlama gelir, neler yapılır?

Eklenme Tarihi : 24 Haziran 2009  15 : 53  
Arkadaşına Gönder Yazı boyutunu büyütmek için       

Bu gece mübarek Regaip Kandili

Dün "üç aylar" olarak tabir edilen Recep, Şaban ve Ramazan aylarının manevi atmosferine girildi. Bu gece ise Regaip Kandili... Regaip Kandili nedir, ne anlama gelir, neler yapılır?

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir ilerleme kaydettiği günümüz dünyasında; ferdi ve ailevi mutluluğu, toplum hayatını, barış, huzur, dayanışma ve kardeşlik içinde bir arada yaşamayı tehdit eden pek çok olumsuzluklar yaşandığını belirterek ''Bunun etkileri de bireysel ve sosyal hayatımızında her geçen gün daha yakından hissedilmektedir '' dedi.

Bardakoğlu, Regaip Kandili dolayısıyla mesaj yayımladı. Bardakoğlu, bugün dini gelenekte üç aylar diye bilinen, ''mübarek gün ve geceleriyle bereketli bir maneviyat mevsimi olarak nitelendirilen'' recep, şaban ve ramazan aylarının manevi atmosferine girildiğini bildirdi.

Yarın gece ise Regaip Kandili'nin idrak edileceğini ifade eden Bardakoğlu, İslam dininin insanın kendisi, çevresi ve Yüce Yaratan ile ilişkilerini sağlıklı şekilde kurabilecek bir bilinç, iç barış ve öz güvene kavuşmasını gaye edindiğini; dünya ve ahiret, madde ve mana dengesi ile iman, akıl, düşünce, duygu ve bilginin ahenkli birlikteliğine büyük bir önem verdiğini vurguladı.

BARDAKOĞLU MESAJINDA ŞUNLARI İFADE ETTİ:

''Ancak üzülerek ifade edelim ki bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir ilerleme kaydettiği günümüz dünyasında ferdi ve ailevi mutluluğumuzu, toplum hayatımızı, barış, huzur, dayanışma ve kardeşlik içinde bir arada yaşamamızı tehdit eden pek çok olumsuzluklar yaşanmakta, bunun etkileri de bireysel ve sosyal hayatımızında her geçen gün daha yakından hissedilmektedir.

Üç ayların manevi iklimine girildiğinin habercisi olan Regaip Kandili bizlere, hayatın sonsuzluk okyanusunda buluşmak üzere akıp gittiğini ve geride sadece Allah'ın rızasına uygun iyi ve yararlı amellerin kalacağını bir kez daha hatırlatmakta, nefsimizin sonu gelmez heveslerinden, tuzak ve yanıltıcı arzularından uzaklaşarak özümüze dönmemizi sağlayacak bir bilinç tazeleme imkanı sunmaktadır. Bu bilinç tazelemenin ve yenilemenin gerçekleşebilmesi için önce kendi varoluşumuzu anlamlandırmak, iç sorgulama yapmak, Cenab-ı Hakk'a yürekten yönelmek, işlediğimiz hata ve günahlardan dolayı pişmanlık duyarak O'ndan af dilemek, onları bir daha işlememek için kararlı bir duruş sergilemek ve istikamet sahibi olmak gerekir. ''

Bu gecenin sunduğu rahmet ikliminin fırsat bilinmesi gerektiğini ifade eden Bardakoğlu, Allah'la, yakınlarla ve çevreyle bağların gözden geçirilmesi, olgun dindarlığın iman-ibadet-ahlak bütünlüğünü sağlamaktan geçtiğinin bir kez daha hatırlamasının önemine değindi. Bardakoğlu, doğruluk ve dürüstlüğün, paylaşmanın, hak ve hukuka riayetin, kutsala saygının insani erdemler adına ulaşılabilecek en üstün değerler olduğunu vurgulayarak, bu erdemlerin hayat çizgisi kılınması gerektiğini belirtti.

BARDAKOĞLU MESAJINA ŞÖYLE DEVAM ETTİ:

''Bir ibadet bilinci içinde ülkemizin hem maddi hem manevi imarı için çalışılması, kalp kırmaktan kaçınması, elimizi ve gönlümüzü uzanabileceğimiz herkese açmalı, ihtiraslarımızı dizginleyip küçük menfaat çekişmelerinden uzak durmalı, kardeşlik hislerimizi güçlendirmeye, birlik ve beraberliğimizi korumaya çaba harcamalı, kısaca insani ve ahlaki meziyetlerin kendi dünyamızda ve toplum hayatımızda güçlenmesine gayret göstermeliyiz.

Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin, soydaş ve dindaşlarımızın Regaip Kandili'ni tebrik ediyor ve bu gecenin, ülkemizin, İslam aleminin birlik, dirlik ve beraberliğine, insanlığın hidayet, barış ve huzuruna, bütün müminlerin tövbelerinin ve dualarının kabul edilerek arınma ve affedilmelerine vesile olmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum.''

REGAİP VE REGAİP KANDİLİ'NİN ANLAMI

Regâib, arapça bir kelimedir ve "reğa-be" kökünden gelmektedir. "Reğa-be", kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. "Reğîb" kelimesi ise, "reğabe"'den türemiş olan bir isimdir ve kendisine rağbet edilen, arzulanan, taleb edilen şey demektir. Müennesi, "reğîbe"dir. "Reğîbe"nin çoğulu da "reğâib" dir. Kelime olarak "Regâib"in aslı budur.

Receb’in ilk cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur; namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib gecesini ibadetle geçirmeli; kazası olan, hiç değilse bir günlük kaza namazı kılmalı! Kazası olmayan da nafile namaz kılar, Kur’an-ı kerim okur, tesbih çeker, tövbe istiğfar eder. Perşembe günü oruç tutup gecesini de ihya etmek çok sevaptır. Receb ayında oruç tutmak faziletlidir.

Peygamberimiz (a.s.m)’ ın Ramazan ayından sonra en çok oruç tuttuğu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oruç tutmanın muazzam, muhteşem sevabları var.

Bir de bu ayda sevablar kulların defterlerinin sevab hanelerine, bol bol dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb denmiştir. Yâni, sevabların bol bol, şarı şarıl, gürül gürül döküldüğü ay demek... Sabbe, Arapçada dökmek demek... Nehrin de böyle dağlardan çağlayarak şaldur şuldur akıp da döküldüğü yere münsab derler; o da aynı kökten... Receb-ül esabb; Allah'ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ü ihsanâtının şarıl şarıl, güldür güldür kullara geldiği ay demektir.

Arifler ve din alimleri kitaplarında yazmışlar ki, bu ay ekim, ekme, ziraat ayıdır. Sevaplı işler, oruç tutmak, tevbe etmek vs. güzel şeyler yapılır. Bir mahsulün ekilmesi gibi ziraat, ekim ayıdır. Şa'ban bakım ayıdır. Ramazan biçim ayıdır, yâni mahsulün alındığı aydır demişler. Demek ki Receb ayı, bizi Ramazan ayına hazırlayan bir mevsimin ilk adımı olmuş oluyor.

Onun için, "Receb ayı tevbe ayıdır." demişler. Yâni kul ne yapacak?.. "Yâ Rabbi! Ben anlayamamışım, hatâ etmişim, bilememişim, suçluyum, kusurluyum; beni affet..." diyerek hatâsını itiraf edip, hatâsından dönerek, Cenâb-ı Hakk'ın yoluna girecek.

Şa'ban ayı ibadetlere devam etme ayıdır. Ramazan da mükâfatlarını alma ayıdır. Böyle çeşitli kelimelerle bu ayların birbirleriyle irtibatlı olduğu beyan edilmiştir. 


REGAİP İLE İLGİLİ AYET-İ KERİMELER:

Regâib kelimesi Kur'an'da geçmemektedir. Ancak "reğabe"den türemiş olan çeşitli kelimeler, Kur'ân'da, sekiz yerde geçmekte ve "reğabe"nin ifâde ettiği mana için kullanılmaktadır .

Ayrıca, ayet-i kerimede "Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin." (Tevbe Suresi, 36) ifadesi yeralmaktadır.

 Hz. Peygamber’in ( a.s.m ) ( aşağıda hadisler bölümünde bulunan) bir hadisinde, ayet-i kerimede işaret buyurulan haram ayların, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğu vurgulanmaktadır.


RECEP AYI VE REGAİP GECESİ İLE İLGİLİ HADİS-İ ŞERİFLER:


• Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder. [Gunye]
• Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Receb’in hepsini tutmuş gibi sevap verilir. [Miftah-ül-cenne]
• Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir gün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden uzaklaşır.) [Ebu Yala]
• Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez. Regaib gecesi, Şabanın 15. gecesi, Cuma, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi.) [İbn-i Asâkir]
• “Receb-i Şerîf’in birinci gününde oruç tutmak üç senelik, ikinci günü oruçlu olmak iki senelik ve yine üçüncü günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.” buyuruyorlar. (Camiu-s sağir)
• İbn-i Abbas -radiyallahu anh- Hazretleri: “Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Recep ayında bazen o kadar çok oruç tutardı ki, biz O’nu hiç iftar etmeyecek zannederdik. Bazen de o kadar çok iftar ederdi ki, biz O’nu hiç oruç tutmayacak zannederdik.” buyurmuştur. (Müslim)
• Muhakkak zaman, Allah’ın yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Yıl on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü ard arda gelmektedir. Zilkade, Zilhicce, Muharrem bir de Cemaziye’l-âhirle Şaban ayları arasında gelen Mudar kabilesinin ayı Recep ayıdır." (Buhârî, Tefsir, Sure, 8,9)
• "Recep ayı Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır." (Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, 1/423)
• Yine mübarek üç aylardan ilki olan Receb ayının önemi ve değeri hakkında Enes b. Malik ( r.a. )'dan şöyle rivayet edilir: Receb ayı girdiğinde Hz. Peygamber şöyle derdi: "Allahım! Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259)
• Receb’in ilk cuma gecesini ihya edene, Allahü teâlâ, kabir azabı yapmaz. Duâlarını kabul eder. Yalnız, 7 kimsenin duasını kabul etmez: Faizci, Müslümanları aşağı gören, ana babasına eziyet eden, Müslüman olan ve dinin emirlerine uyan kocasını dinlemeyen kadın, çalgıcı, livata ve zina eden, beş vakit namazı kılmayan. [Bu günahlardan vazgeçmedikçe, duaları kabul olmaz.] [Saadet-i Ebediyye]
• Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda hasenatı kat kat eder. Receb ayında bir gün oruç tutana, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün oruç tutana Cennetin 8 kapısı açılır. On gün oruç tutana, Allah istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, “Geçmiş günahların affoldu” der. Receb ayında Allahü teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti. [Taberânî]
• Kim Receb ayında, takva üzere bir gün oruç tutarsa, oruç tutulan günler dile gelip “Ya Rabbi onu mağfiret et” derler. [Ebû Muhammed]
• Hz. Aişe ( r.a ) validemiz, “Resûlullah, pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmaya çok önem verirdi.” buyuruyor. Çünkü Hadis-i Şerifte, “Ameller Allahü teâlâya pazartesi ve perşembe günleri arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini istiyorum.” buyururdu. (Tirmizî)
• Receb ayında yapılan dua kabul edilir, günahlar affedilir. Bu ayda günah işleyenin cezası da kat kat olur.

Hz. Hüseyin ( r.a) anlatır: “Kâbe’yi tavaf ederken, yanık sesle Allahü teâlâya dua eden bir kimsenin sesini işittik. Babam bunu çağırmamı emretti. Güzel yüzlü, temiz bir kimseydi. Ancak sağ tarafı felç olmuş, kurumuş, hareketsiz idi. Ona, “Sen kimsin, durumun ne böyle?” dedim.

O kimse dedi ki: “Adım Menazil. Ben çalgı çalmak, şarkı söylemekle şöhret salmış, Arabistan’ın ünlülerinden bir gençtim. Hep nefsin arzuları peşinde koştum. Receb ve Şaban aylarında bile, bu günahlara devam ederdim. Salih babam, beni bu günahlardan kurtarmaya çalıştı. Bana, “Allahü Teâlânın azabı şiddetlidir, bir anda kahredebilir. Kötü arkadaşlardan vazgeç, bu kötü işleri bırak! Melekler ve bu aylar senden şikâyet ediyorlar” dedi.

Nasihate hiç tahammülüm yoktu. Babamın üzerine yürüyüp, döverek susturdum. Üzüntülü ve kırık kalble, “Bu aylarda oruç tutup, geceleri ibadet ediyorum. Beytullah’a gidip şerrinden korunmak için, Allahü teâlâdan yardım dileyeceğim” dedi. Bir hafta oruç tutup, Kâbe’ye giderek, “Ey Rabbim, mazlumların âhını yerde bırakmazsın. Bu ayda, bu mübarek yerlerde yapılan duaları red etmezsin. Hakkımı oğlumdan al, onu felç et!” diye dua etti. Henüz duası bitmeden sağ tarafım felç oldu. Beni gören, “Baba bedduasına uğramış kişi” derdi.”

Hz. Hüseyin, “Baban bu hâline ne dedi?” buyurdu. O genç, “Babamdan özür diledim. Onun da babalık şefkati galip gelerek beni bağışladı. Beddua ettiği yerde, bu sefer şifa bulmam için hayır dua etmek üzere deve ile gelirken devenin ürkmesi ile babam düşüp öldü. Şimdi çaresizim.” diyor. Hz. Ali bu felçli gence dua ediyor, Receb’de yaptığı bu dua bereketiyle de Hak teâlâ ona şifa ihsan ediyor.

REGAİP GECESİ İLE İLGİLİ RİSALE-İ NUR'DA GEÇEN İFADELER:

Üstadımız! Nur talebelerinin okudukları bir eşi, bir benzeri daha dünyada olmayan "Cevşen-ül Kebir" isimli Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz Hazretlerinin duasını ve çok sevablı, çok nurlu, çok faziletli salavat-ı şerifelerinizi elde ettik, okumaya başladık.

Sizin devam ettiğiniz bu pek kıymetdar, çok mübarek evradlar; bizim zikrimiz, bizim virdimiz oldu elhamdülillah! Fakat en ziyade Risaleleri okumağa gayret ediyoruz, ehemmiyet veriyoruz. Çünki Nur Risalelerini ne kadar sık sık okursak, bu dualardan daha ziyade feyz alıyoruz. Duaları, evradları mübarek gecelerde, hususan Leyle-i Regaib ve Leyle-i Mi'rac ve Leyle-i Berat, Leyle-i Kadir ve Cuma geceleri gibi vakitlerde okuyoruz. (Hanımlar Rehberi: 158)

“Evvelâ: Tekraren hem sizin Receb-i şerifinizi ve Leyle-i Regaib’inizi tebrik, hem Safranbolu’lu kardeşlerimizin tebriklerine mukabeleten şuhur-u selâselerini ve dört leyali-i mübarekelerini ve Nurlarla gayet ciddî alâkalarını tebrik ederiz." (Emirdağ L. - 1: 166)

Evvelâ: Seksen küsur sene bir ömr-ü manevîyi sizlere kazandıracak olan şuhur-u selâse-i mübarekeyi ve bilhassa bu geceki Leyle-i Regaib'i tebrik ediyoruz. (Kastamonu L.: 147)

“Evvelen: Seksen sene bir manevî ömr-ü bâki kazandıran şuhur-u selâsenizi ve mübarek kudsî gecelerinizi ve leyle-i regaibinizi ve leyle-i mi’racınızı ve leyle-i beratınızı ve leyle-i kadrinizi ruh u canımızla tebrik ve herbir Nurcunun manevî kazançları ve duaları umum kardeşleri hakkında makbuliyetini rahmet-i İlahiyeden rica ve hizmet-i Nuriyede muvaffakıyetinizi tebrik ederiz." (Emirdağ L.-2: 121)

MÜ'MİNİN MÜ'MİNE EN İYİ DUASI NASIL OLMALIDIR?

Elcevab: Esbab-ı kabul dairesinde olmalı. Çünki bazı şerait dâhilinde dua makbul olur. Şerait-i kabulün içtimaı nisbetinde makbuliyeti ziyadeleşir. Ezcümle: Dua edileceği vakit, istiğfar ile manevî temizlenmeli, sonra makbul bir dua olan salavat-ı şerifeyi şefaatçı gibi zikretmeli ve âhirde yine salavat getirmeli. Çünki iki makbul duanın ortasında bir dua makbul olur. Hem bi-zahr-il gayb yani "gıyaben ona dua etmek"; hem hadîste ve Kur'anda gelen me'sur dualarla dua etmek. Meselâ:

Allahumme inni es’elukel afve vel-afiyete livelehu fid-dini ved-dünya vel-ahiret
Rebbenatina fid-dünya haseneten ve fil-ahireti haseneten ve gıne azabennar.


gibi câmi' dualarla dua etmek; hem hulûs ve huşu' ve huzur-u kalb ile dua etmek; hem namazın sonunda, bilhassa sabah namazından sonra; hem mevâki'-i mübarekede, hususan mescidlerde; hem Cum'ada, hususan saat-ı icabede; hem şuhur-u selâsede, hususan leyali-i meşhurede; hem ramazanda, hususan leyle-i kadirde dua etmek kabule karin olması rahmet-i İlahiyeden kaviyyen me'muldür. O makbul duanın ya aynen dünyada eseri görünür veyahut dua olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek aynı maksad yerine gelmezse, dua kabul olmadı denilmez; belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir. (Mektubat)


KANDİL GECELERİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ?

1. Kur'an-ı Kerim okuyarak,
2. Peygamberimiz ( a.s.m)’ın mübarek duası olan Cevşen-ül Kebiri okuyarak,
3. Aile bireyleriyle birlikte günün mana ve ehemmiyeti hakkında sohbet ederek,
4. Allah rızası için namaz kılarak,
5. Hayatımızın geçmiş günleri ve yılları hakkında muhasebe yaparak,
6. Günahlarımızın bağışlanması için Allah'tan af dileyerek,
7. Sevgili Peygamberimize bol bol salât ve selâm okuyarak,
8. Dünya ve ahirete ait dileklerimiz için dua ederek,
9. Hastaları, yaşlıları ziyaret ederek; yoksulları, öksüz ve yetimleri sevindirerek,
10. Eş, dost ve yakınlarımızla tebrikleşerek,
11. Dargın ve küskünleri barıştırarak, değerlendirebiliriz

REGAİP GECESİ NAMAZI NASIL KILINIR?

Regâib Gecesi Namazı: Bu geceyi ibâdetle geçirmenin sevabı pek çoktur. Bu gecede kılınacak namaz 12 rek’attir. Bu namazın kılınışı şöyledir:

Her rek’atta fatihadan sonra üç kadir suresi ile 12 adette ihlas suresi okunur. Her iki rek’atta bir selam verilerek 12 rek’at tamamlanır. On ikinci rek’at kılınıp selam verildikten sonra yerinden kalkmadan yetmiş kere “ Allahumme salli ala Muhammedinin nebiyyil ummiyyi ve ala alihi” denilir. Sonra secdeye varılır. Secdede yetmiş kere “ subbuhun kuddusun Rabb-ul melaiketi verruhi” denir.

Sonra secdeden kalkılarak ettahiyyatta oturulur. Ve yetmiş kere “Rabbiğfir ve erham ve tecavez ta’lemü” dedikten sonra tekrar secde edilir. Secdede yetmiş kere “ subbuhun kuddusun Rabb-ul melaiketi verruhi” dedikten sonra, isteklerimizi alemlerin Rabbine arz edilir. ( İhya ulumuddin, Bedir yayınları, 1974, c:1, s:555)

Regâib namazını cemaatle kılmak bid'attir. Zaten terâvihten başka hiçbir nâfile namaz cemaatle kılınmaz

Etiketler: regaip kandili üç aylar recep şaban ramazan

 

Bookmark and Share
Kaynak : AA-islamiyet.gen.tr
Bu Haber 1309 defa okundu
İSKENDERZADELER DERNEĞİNDEN DUYURU

www.iskenderzadeler.net Büyük Osmanlı Padişahlarından Yavuz Sultan Selim’den sonra 1512-1533 yılları arasında Trabzon’da dört dönem Valilik yapan İSKENDER PAŞA’nın halen ülkemizin değişik yerleşim yerlerinde, 43 değişik soyadı taşıyan ve sayıları 40bin civarında tahmin edilen torunlarını tanıştırmak, kaynaştırmak, akrabalık bağlarını geliştirmek, birlikteliğimizden oluşacak gücümüzle her türlü sorunlarımızı çözmede birbirimize yardım etmek ve destek olmak gayesiyle 2005 yılında kurulan İSKENDERZADELER SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİMİZİN bir üyesi olmanızdan dolayı öncelikle size teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Herkes tarafından bilindiği gibi, dernekler faaliyetlerini üyelerinin destek ve katkılarıyla yerine getirebilmektedir. Beş yılı aşkın bir süreden beri derneğimiz, değişik mekanlarda karınca kararınca faaliyetlerini yürütmeye çalışmaktadır. Bugüne kadar yapılan faaliyetler içerisinde birçoğumuzun beklediği üst düzey hizmetlerin yerine getirildiği söylenemez. Yapılmış ve yapılacak her türlü hizmetin bir maliyeti olduğu ve akrabalarımızın verdiği destekler ölçüsünde bunların gerçekleştirilebildiği bir gerçektir.

Dernek yönetimi olarak mütevazi bir faaliyet planı hazırlamış bulunuyoruz. Derneğimiz Taslak Faaliyet Planı olarak internet sitemizde de yayınladığımız bu faaliyet programında belirttiğimiz etkinlikleri yapabilmek için ihtiyaç duyulan maddi desteğin siz değerli akrabalarımız tarafından esirgenmeden derneğimize yapılması durumunda hepimizin memnun ve mutlu olacağı sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz.

Bu kapsamda derneğimizin yenilenmesine karar verilen Üye Kayıt Defterine bugüne kadar hiçbir üyenin üyeliğinin karara bağlanmaması da göz önünde bulundurularak; 2009 ve 2010 yıllarında derneğimize maddi destek sağlayan, yıllık aidatlarını ödeyen üyelerimizin kaydedilmesi sağlanacaktır. Bu bağlamda derneğimize üye olmada maddi külfeti azaltmak, verilecek aidatlarla derneğimizle üyelerimizin organik bağlarının devamını sağlamak amacıyla son genel kongrede yaptığımız tüzük değişikliği ile üye aidatları yıllık olarak 30 TL.ye indirilmiştir. Ancak, buna rağmen bugüne kadar üyelerimizin birçoğunun yıllık üye aidatlarını düzenli olarak derneğimize yatırmadıkları görülmüştür. Derneğimizin saygıdeğer bir üyesi olarak sizlerin derneğimize gerek yıllık üye aidatınızı ve gerekse elinizdeki imkanlar ölçüsünde bağışlarınızı düzenli olarak derneğimize yatırmanız durumunda, birlikte oluşturduğumuz bu çatının daha güçlü bir şekilde gelecekteki nesillerimize hizmet vereceğine inanmaktayız.

Derneğimize yapacağınız aidat ve bağışlarınızı derneğimizin aşağıda verilen banka hesabı yanında derneğimiz yönetim kurulu üyelerinden kendilerine makbuz kesme yetkisi verilen Murat İSKENDER (Em. Polis), Ahmet İSKENDER (M. Salih oğlu), Seyfettin AYDIN ( Sürmene Kay.lığı Memuru) ve Hüseyin İSKENDEROĞLU ( Abdullah oğlu-Maçka)’na da makbuz karşılığında verebilirsiniz. Yapacağınız her türlü yardım ve katkınız İSKENDERZADELER SOS. YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİMİZİN kuruluş amacı olan akrabalarımızla kaynaşma ve dayanışmamıza, bu vesile ile kardeşlik bağlarımızı güçlendirmemize katkı sağlayacaktır. Derneğimizin onurlu bir üyesi olarak derneğimizin ihtiyaç duyduğu maddi ve manevi desteği esirgemeyeceğinizi düşünerek, idrak edeceğimiz MÜBAREK KURBAN BAYRAMINIZI şimdiden tebrik eder; bütün aileniz, hepimiz ve bütün İslam alemi için hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan dileriz. Size ve bütün aile fertlerinize sevgi, saygı ve muhabbetlerimizle selamlarımızı sunarız.

İSKENDERZADELER SOS. YARD. VE DAY. DERNEĞİ YÖNETİM KURULU

HES. NO: T.C. Zir. Bank. Merkez Şub. : IBAN NO: TR 18000100024342938124 –

Ya da: 42938124-5001

İRT. TLF.: Dernek Cep:0533 4505607 - Sabit:0462 3266632 – Der.Bşk.: 0505 6417300 –

Murat İSKENDER: 05053476187 – Ahmet İSKENDER : 0535 5963914 -

Hüseyin İSKENDEROĞLU:0536 9489980 – Seyfettin AYDIN :0533 6150224

YORUMLAR  
 
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

İlgili Başlıklar  
 
 Bu Kategori ile ilgili diğer BaşlıklardanHİT
 18 Nisan 2014  11 : 40 İskenderzadeler derneği Trabzon Valisi Sayın Abdil Celil ÖZ’ü makamında ziyaret ettiler   (1157)
 24 Eylül 2013  01 : 56 KARASU' DAKİ AKRABALARIMIZDAN Mithat İSKENDER VEFAT ETMİŞTİR.   (3019)
 24 Agustos 2013  16 : 56 HAŞİM İSKENDER VE HASAN İSKENDEROĞLU ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRÜ MEHMET LİKOĞLU'NU ZİYARET ETMİŞLER   (1587)
 28 Haziran 2013  11 : 35 Sitemize tavsiyeleriniz   (1265)
 20 Nisan 2013  16 : 02 İskenderpaşa Camiinde Kutlu Doğum Güzel Geçti   (1123)
 10 Kasim 2012  02 : 05 BİR BAYRAM DAHA BÖYLE GEÇTİ   (935)
 28 Agustos 2012  06 : 59 Fevzi LİKOĞLU evleniyor   (1864)
 05 Agustos 2012  16 : 56 İskenderzadeler iftarda buluştu   (1589)
 16 Nisan 2012  01 : 51 İSKENDERZADELER DERNEĞİ OLAĞAN GENEL KONGRESİ   (2062)
 03 Subat 2012  14 : 54 PEYGAMBERİMİZİN DOĞDUĞU GECE   (1222)
 01 Kasim 2010  07 : 58 Derneğimizin onursal başkanı sayın Abdullah İSKENDEROĞLU kuzulukta   (2109)
 28 Haziran 2010  23 : 34 Adapazarı - Karasu - Kuyumcullu Köyünden Süleyman amcamızı kaybettik.!   (2009)
 24 Mayis 2010  13 : 17 İSKENDERZADELER OLAĞAN GENEL KONGRESİ VE ÖNCESİ   (2468)
 06 Mayis 2010  14 : 28 İSTANBUL GEZİSİ VE DERNEĞİMİZİN ZİYARETİ   (1830)
 30 Nisan 2010  13 : 43 Akrabalarımızdan özgür İskender 'in kız kardeşi evlendi.   (1855)
 14 Subat 2010  05 : 24 İskenderzadeler her fırsatta bir araya gelmeye devam ediyor   (1729)
 01 Ocak 2010  15 : 58 YENİ YIL KUTLAMASI   (1280)
 25 Kasim 2009  01 : 45 Haydi Karasuya akrabalarımızla bayramlaşmaya   (2372)
 12 Agustos 2009  06 : 31 Forumumuza giriş problemi hakkında   (1234)
 24 Haziran 2009  15 : 53 Bu gece mübarek Regaip Kandili   (1310)
 24 Haziran 2009  02 : 08 Cenaze ilanı ve başsağlığı   (2807)
 11 Haziran 2009  13 : 46 10/06/2009 Çarşamba İskenderzadeler'in acılarını paylaştığı gündü   (1739)
 10 Haziran 2009  08 : 58 UZUN HASAN'ın Ölüm ilanı ve başsağlığı   (2213)
 24 Subat 2009  00 : 51 Murat İSKENDER: TTSO Yönetim Kurulu Üyesi secildi   (4896)
 29 Temmuz 2008  02 : 40 Bu gece Mirac Gecesi   (2091)
Tüm hakları İSKENDERZADELER e aittir.